Yaz bittiğinde grup İstanbul'a kesin dönüş yapar ve herkes doğal sorumluluklarına doğru ister istemez yönleniverir.
Mine, bir Yayınevinde yoğun çalışmakta, Feride derslerini okumakta, Çağlayan ise ipe sapa gelmez bir sürü projeyle uğraşmaktadır ve grup birlikte sürekli çalamamanın hüznünü yaşamaktadır artık.
![]()
![]()
Bu sırada Nevin, İstanbul Metrosunda çalma fikrini ortaya atar. İlk anda biraz tedirginlik yaratan bu fikir kısa zamanda grup elemanlarında bunu denemeliyiz gibisinden bir merak haline dönüşüverir.
Daha önceden metroda müzik yapılmıştır. Nevin'in Ukraynalı eşinin ağabeyi İgor Lisov izin alıp tahta yan flütünden yayılan ortaçağ ve klasik müzik melodileri ile İstanbul Metrosunu ve onun yolcularını çoktan buluşturmuştur bile.
Galaturka ekibi her zaman oldukları gibi biraz ürkek,biraz çekingen ama bundan rahatsızlık duymak yerine insani bir heyecan ve tatmin duygusu çıkarabilen bir tavırla çeşitli metro istasyonlarında müziklerini uygulamaya koydu.
![]()
Sonuç, grubu tahminlerinin (pek tahmin yaptıkları söylenemez doğrusu) ötesinde bir konuma yerleştiriverdi . İstanbul insanı bu biraz uzaydan gelmiş ama bir şekilde bizden birileri gibi de gözüken grubu belki de kelimenin tam anlamıyla bağrına bastı.
![]()
Çaldıkları her istasyonda yolcuların, meraklı,biraz şaşırmış, biraz "evet sanki sonunda bizim de gündelik hayatımızda artık birşeyler değişiyor"duygusuyla yüzlerinde oluşan tebessüm ve mutluluk ifadesinin tadını çıkarmaya başladılar. Önlerine açtıkları bir mandolin kabının içine gönüllerden koparak atılan paralar sanki para değil de karşılıklı bir teşekkürün ve duygusal bir değiş tokuşun ifade şekli oluverdi.
Ayrıca çok güzel, zevkli ama bir o kadar da tatlı bir yorgunluk veren bu iş, iki belki üç saatlik bir çalış sonrasında onlara Taksim'de diledikleri gibi güzel bir yemek yeme ve biraz da ceplerine harçlık birşeyler koyma olanağını sağladı.Metroda yada sokakta ya da beklenmedik yerlerde müzik yapmak genellikle hem çalanlarda hem dinleyenlerde bir çeşit büyülü atmosfer yaratıyor, daha doğrusu belki de tam tersi büyülenmişcesine yaşadığımız bir atmosferden çıkıp hayatı daha basitçe ve gerçekçi bir gözle kavramamıza ve bundan zevk almamıza neden oluyor. Bu duygularla yüklü grup elemanları göz açıp kapayıncaya kadar bir aylık izinlerini kullandıktan sonra yeni fikirler geliştirmek amacı ile metroda çalmaya bir aylık bir ara verirler.